Elazığ’da yıllarca “kurtarıcı proje” olarak lanse edilen Hamzabey Barajı, aradan geçen kısa sürede kentin en büyük hayal kırıklığına dönüştü. Temeli 2012’de atılan ve 2018’de su tutulmaya başlanan barajın, “2040’a kadar su sorunu yok” açıklamalarına rağmen kuruması, hem milyarlarca liranın heba edildiğini hem de kamu kaynaklarının nasıl yanlış kullanıldığını ortaya koydu.
“2040’A KADAR SU SORUNU YOKTU!”
Hamzabey Barajı, 2014-2019 yılları arasında görev yapan AKP’li Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz döneminde, Elazığ Belediyesi tarafından DSİ’den devralınmış ve milyonlarca liralık borç yüküyle belediyeye geçmişti. Başkan Yanılmaz, 15 Ekim 2018’de barajda su tutulmaya başlandığında, “2040 yılına kadar Elazığ’ın içme suyu sorununu çözdük” açıklamasını yapmıştı. Ancak aradan sadece 6 yıl geçtikten sonra barajda suyun tamamen tükenmesi, bu sözleri tartışmalı hale getirdi.
KAYNAK BETONA GİTTİ, TARIM SUSUZ KALDI
Hamzabey Barajı’na yaklaşık 6 milyar liraya yakın kamu kaynağı ayrıldı. Yapım sürecinde “Elazığ’ın geleceğini güvence altına alacak” sözleriyle savunulan proje, bugün tamamen kurumuş durumda. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Meclis’te yaptığı konuşmada barajın su tutmamasının ağır bir planlama hatasının sonucu olduğunu söyledi. Erol, açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
“Hamzabey Barajı için 6 milyar liraya yakın para harcandı. ‘2040’a kadar su sorunu olmayacak’ denildi ama bugün baraj kurudu, su tutmuyor ve şehir susuzluğun eşiğine geldi. Bir baraj su tutmuyorsa burada ciddi bir planlama ve yönetim hatası vardır. Elazığ yıllardır sulama projelerinin tamamlanmasını beklerken DSİ’nin bütçesi bina yenilemelerine, lojman yapımına ve şube binalarının sökülüp yeniden yapılmasına harcandı.
Bu kaynaklar sulama projelerine ayrılsaydı Elazığ’ın tarımı çok daha güçlü olurdu. Bir tarım şehri betona değil, suya ve üretime yatırım ister. Elazığ üzümü Türkiye’nin en güçlü aromalarından biridir ama üretici ürününü hak ettiği değerde satamıyor. Piyasada tekelleşme var, üzüm yok pahasına alınıyor. Şeker pancarında ise kota baskısı çiftçinin belini büküyor. Üretici ayakta kalamazsa Elazığ’ın ekonomisi de ayakta kalamaz. Elazığ’ın susuzluk sorunu ve tarımın geriye düşmesi kader değildir. Doğru planlama ve doğru bütçe yönetimiyle şehir yeniden ayağa kalkabilir. 2026 bütçesinde Elazığ’ın suyu, tarlası ve üreticisi öncelik olmak zorundadır.”