20 Mayıs 2026 tarihinde gündeme bomba gibi düşen bir olay, Türkiye’nin sosyetik çevrelerini sarstı. Bir zamanlar ‘Türkiye’nin en zengin kadını’ olarak bilinen Servet Koçak, 89 yaşında hayatını kaybetti. Koçak’ın 10 Mayıs’taki vefatı, kamuoyuna ve erkek evlatlarına günler sonra ulaştı. Annesiyle aynı evde yaşayan kızı Naciye Koçak, malikanedeki çalışanlarıyla birlikte gizlice annesini toprağa verdi ve bu süreçte miras davasında karşı karşıya olduğu ağabeylerine haber vermemeyi tercih etti.
Miras kavgası, bir mevlit organizasyonuna dönüştü. Sabah gazetesinin haberine göre, Servet Koçak’ın ölümünü sonradan öğrenen oğlu Recai Koçak, 7. gününde mevlit okutmak için annesinin tüm dostlarını aradı. Bu arama sayesinde, birçok akraba Servet Koçak’ın vefatını öğrenmiş oldu. Ancak, ağabeyinin düzenlediği mevliti öğrenen Naciye Koçak, bir gün öncesinde kendi ‘alternatif mevlit’ organizasyonunu hazırladı ve annesinin sevenlerini davet etti. Bu durum, Servet Koçak’ın yakınları arasında rahatsızlık yarattı ve Naciye Koçak’ın annesinin ölüm haberini kendilerine iletmemesi tepki topladı.
Miras davası ve yalı mücadelesi sürüyor. Boğaz’ın en değerli yalıları arasında yer alan Kara Tadori Yalısı ve milyarlarla ifade edilen servet, aile üyeleri arasında paylaşılmayı bekliyor. Servet Koçak’ın oğulları Recai ve Necati Koçak, 2022 yılında kız kardeşleri Naciye Koçak’a karşı, annelerinin servetini kullandığı iddiasıyla ihtiyati tedbir kararları aldırmış ve vasi tayin edilmesi için dava açmıştı. Naciye Koçak, 2010 yılında Yunan bankacı Costa Iozias ile evlenmiş, 1.5 yıl sonra boşanarak İstanbul’a dönmüştü ve o günden beri annesiyle birlikte yaşamaktaydı.
Bu karmaşık miras ve aile ilişkileri, Türkiye’nin sosyetik dünyasında tartışmalara ve spekülasyonlara neden olmaya devam ediyor.