On yıllardır yalnızca karayolu ile ulaşım sağlanan Çin’in iç bölümleri, 72 milyar yuan (yaklaşık 481 milyar TL) bütçeli dev bir “su asansörü” projesi ile doğrudan okyanusa bağlanma fırsatını yakalıyor. Pinglu Kanalı, 560 kilometrelik bir lojistik kısayol sunarak, hem milyarlarca dolarlık tasarruf hem de sanayi yatırımları için yeni bir kapı aralıyor. Bu dev proje, Çin’in ticaret haritasını köklü bir şekilde değiştirmeyi hedefliyor.
Bu hafta Zicai Köprüsü’nün açılışı ile inşaat sürecinin en önemli aşamasını tamamlayan Pinglu Kanalı, Güney Çin’in Guangxi eyaletini geçerek iç şehirleri okyanusa bağlayacak olan 134 kilometrelik yapay su yolu olarak öne çıkıyor. Bu projenin tamamlanmasıyla birlikte, yıl sonuna kadar 5 bin tonluk gemilerin Nanning’den Beibu Körfezi’ne doğrudan ulaşabilmesi sağlanacak. Proje, kargoların daha önceki uzun ve dolambaçlı rotalarını ortadan kaldırarak, deniz yolculuğunu tam 560 kilometre kısaltmayı vaat ediyor. Bu kısalma, hem zaman hem de yıllık 5 milyar yuan (33 milyar TL) üzerinde bir lojistik tasarruf potansiyeli yaratıyor.
Projenin inşaat sahasında, Üç Boğaz Barajı’nda taşınan toprak miktarının neredeyse üç katı kadar kazı çalışması yapıldı. Ekipler, 65 metrelik yükseklik farkını aşabilmek için gemileri asansör gibi yukarı kaldıran üç büyük kilit sistemi inşa etti. Bu kanal, Çin’in ihracat rotalarının güneye, ASEAN ülkelerine kaydığı bir dönemde hayata geçiriliyor ve BYD, Sun Paper gibi sanayi devlerini bölgeye çekmeye başladı.
Ancak, bu büyük mühendislik projesi çevresel kaygıları da beraberinde getiriyor. Proje ekibi, balıkları yönlendiren yapay zeka destekli akıllı geçitler ve sonar sistemleri ile ekosistemi korumaya çalışsa da, bilim insanları deniz suyunun iç kesimlere sızması ve istilacı türlerin nehir sistemine girmesi gibi risklere dikkat çekiyor. İnşaatın %97’sinin tamamlandığı ve suların kanalın ilk bölümlerini doldurmaya başladığı günlerde, Pinglu Kanalı sadece bir ulaşım yolu değil, modern Çin’in doğadan kopardığı yeni bir ekonomik koridor olma yolunda ilerliyor.